Arçelik A.Ş. Söyleşi

Arçelik Bilgi Sistemleri Müdürü Ahmet Bey ile, sektörde yaşanan zorluklar, sektörün ihtiyaç duyduğu bilişim alt yapısı ve Arçelik’in kullandığı otomasyon sistemleri hakkında yaptığımız söyleşide değerli vaktini ve deneyimlerini bizlerle paylaştığı için kendisine teşekkür ediyoruz..

 

Trinoks: Merhaba Ahmet Bey, bize kısaca şirketiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ahmet Bakır : Bildiğiniz gibi Arçelik dayanıklı tüketim sektöründe faaliyet gösteriyor, çalışan sayımız yurt içinde 10.000'in üzerinde, dağılım olarak bakarsak 8000 mavi yaka ve yaklaşık 2000 beyaz yaka diyebiliriz. Merkezimiz İstabul'da, Çayırova'da Çamaşır Makinesi fabrikası, Çerkezköy'de Elektrik Motorları fabrikası ve yapılmakta olan Kurutma fabrikası, Eskişehir'de Buzdolabı Fabrikası, Ankara'da Bulaşık Makinası Fabrikası, Bolu'da Fırın Fabrikası, Rusya'da Çamaşır Makinesi ve Buzdolabı, Romanya'da Soğutucu ve Dondurucu fabrikası bulunuyor. Arçelik'in Beko Elektronik'in %75'ini satın alması sonrasında Beylikdüzü'ündeki Elektronik Eşya fabrikası üretim yapan fabrikalarımız içinde katıldı. Gebze'de LG ile ortak bir Klima fabrikamız, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'da satış bürolarımız, İngiltere, Fransa, Almanya ve İspanya'da bize bağlı şirketler ve yaklaşık 100 ülkede distribütörlerimiz bulunmaktadır. Ayrıca Mobilya ve Hazır Mutfak sektöründe de faaliyet gösteriyoruz.

 

Trinoks: Sektörün şu anki durumu ve işinizin genel zorlukları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ahmet Bakır: Aslında yukarıda sözü geçen şirketin durumu için sektörün genel durumu diyebiliriz. 2006 yılı bizim için iyi geçti ve beklenen büyüme gerçekleşti, 2007 yılı biraz daha zor görünüyor çünkü kendimize zor hedefler belirliyor ve zorluyoruz. Pazarı büyütmeye yada pazardaki payınızı büyütmeyi başaramazsanız geride kalabilirsiniz. Bizimle birlikte pazarda büyüyor ve büyüyen pazarı yakalayıp önüne geçmek zorundasınız. Bu anlamda beyaz eşya çok zorlayıcı bir pazar ve dış rekabet çok fazla. İthal ürünler ve ithal markalar pazarı daha çetin hale getiriyor, bu pazarda ayakta kalmak oldukça zor. Eğer pazarda fazla büyüyemiyorsanız pazarı büyütmeye çalışıyorsunuz, mobilya sektörü gibi yeni sektörler açıyorsunuz. Hedefler açısından bakıldığında vizyonumuz belli, Beko markası ile 2010 yılında dünya pazarında ilk on içinde bulunmak ve 6 Milyar Avro ciro yapmak. Bu hedef ortalama yıllık %14 civarında büyümeği gerektiren büyük bir hedef. Birkaç sene öncesine kadar da Özel Sektör birincisi olan Arçelik iç piyasa anlamında baktığınızda %60 pazar payı ile Beyaz Eşya sektörünün lideri.

 

Trinoks: Arçelik'in Bilişim altyapıları konusunda sizden bilgi alabilir miyiz?

Ahmet Bakır: Devasa bir organizasyondan bahsettik ve bu büyüklükte bir organizasyonu için ciddi kurallarınız kurallarınız olmalı, kurumsal seviyede belli kriterleri sağlamış ve sorunları aşmış olmanız gerekiyor. Arçelik olarak bütün bu kuralları koyduk, tüm kriterleri sağladık ve sorunları aştık, süper kurumsalız diye bir iddamız yok ama yolun başında da değiliz. Belli altyapılar, güvenlik konuları, veri yönetimi, disaster recovery konusunda çok fazla yol aldığımızı söyleyebilirim. Ayrıca veri tabanı ve uygulama geliştirme araçları konusunda son yıllarda stadartları oluşturduk ve oturmaya devam ediyoruz. Diğer taraftan siz stardartları koyuyor ve uyguluyorsunuz ama teknolojide gelişiyor. SQL Server 2000 kullanırken 2005'e çıkıyorsunuz, .Net 1.1 kullanırken 2.0'a çıkıyorsunuz hatta şimdi 3.0 versiyonu geldi. Teknolojiyi sürekli takip edip kendinizi revize etmeniz gerekiyor. Açıkcası bu kadar büyük bir organizasyonda güncel olmak çok kolay değil, örneğin biz henüz kullanıcılarımız Vista yüklemeye başlamadık, aslında öyle bir ihtiyaçta şu anda yok. Bu tür teknolojileri kabul edilebilir bir faz farkı ile takip ediyoruz, uygulamalar stable hale geldiğinde bizimde gündemimize gelmeye başlıyor ve artık server'ları yükseltelim, client'lara yeni versiyon işletim sistemleri kuralım demeye başlıyoruz.

 

Trinoks: IT Direktörlüğünün misyonu açısından bakarsanız yeni teknolojileri grup şirketlerine yaymak bile sizin için epey zaman alan bir çalışma oluyordur.

Ahmet Bakır: Çok doğru söylüyorsunuz ama bunu müşterilere anlatmak pek kolay olmuyor. Kendi iç projelerimizde de bu iyilleştirmeler, güncellemeler bile ciddi bir kaynak kullanımına sebep oluyor. Kalan zamanlarda da bu kaynaklar ile müşteri taleplerine cevap vermeye çalışıyorsunuz. Müşteri talepleri kendi başına sizin tüm kaynaklarınızın kapasitesinden daha fazla oluyor. Dolayısıyla bahsettiğimiz iç projelere ait güncellemelere vakit ayırmak bile çok güç ve tabi bu durumu müşteriye kabul ettirmekte zor oluyor. Müşteriler doğal olarak bizim işimiz öncelikli diyor, sonrasında ise başka insanlar neler kullanıyor, bizde bunlar niye yok da diyebiliyor. Sürekli yaşadığımız bu ikilemde kaynaklarımız en iyi şekilde kullanarak iki tarafıda dengelemeye çalışıyoruz.

 

Trinoks: Hizmet verdiğiniz müşterilerin grup içindeki diğer şirketler olmasının zorlukları nelerdir?

Ahmet Bakır: Müşterilerimizdeki kullanıcı profilinin stardartları çok yüksek. Bu durum kullanıcıların beklentilerininde yükseltiyor. Bu durum bizim açımızdan zorlayıcı ama güzel çünkü sürekli kendimizi geliştirmemizi sağlıyor. Diğer taraftan bu zorlayıcı durum ciddi şekilde kaynak ihtiyacınıda beraberinde getiriyor ve müşteriye her durumda cevap vermemiz gerekiyor.

 

Trinoks: Kullandığınız alyapı ve uygulamaların kurulması sırasında ne şekilde karar veriyorsunuz? Öncelikler müşteri istekleri yönünde oluyor mu?

Ahmet Bakır: Altyapı standartlarını genellikle IT Direktörlüğü olarak bizler getiriyoruz ve ihtiyaçlara göre şekillendiriyoruz. Bu altyapı üzerinde çalışan uygulamalar olarak bakarsak bir çok yerde ERP sistemimiz olan SAP ihtiyaçları karşılıyor. SAP'nin ihtiyaçları karşılamadığı yerlerde ise başka sistemlerin kurulması sözkonusu oluyor. Bu tip sistemler için sadece müşteri istekleri yeterli değil. Bu konunun ile ilgili bir proje ekibi kurulması, alternatiflerin araştırılması, uygun olan uygulamanın seçilmesi ve diğer sistemler ile entegre çalışabilecek şekilde implemente edilmesi şeklinde oluyor. Bu proje grupları müşteriler ile birlikte ortak oluşturuluyor.

 

Trinoks: Birlikte yapmış olduğumuz projenin size operasyonel, kaynaksal yada maddi getirlerinin olduğunu düşünüyor musunuz?

Ahmet Bakır: Maddi getiriyi net olarak hesaplamak çok kolay değil. Bu konuda uygulanan farklı yöntemler var.